Bilindiği üzere küstüm otu veya küstüm çiçeği olarak da bilinen Mimosa pudica'nın çiçeği ve yaprakları dokunduktan sonra katlanıp kapanıyor. Küstüm otuna hafifçe bile temas ederseniz saniyeler içinde küser gibi ufak yapraklarını tek tek içeri doğru katlıyor.

'Nasıl oluyor' diyenlere:

National Geographic’in haberine göre Profesör Monica Gagliano birkaç tane küstüm otunu alıyor ve her birini çelik raylı çiçek düşürme makinesine yerleştiriyor.

Saksılar 15 cm’den aşağıya düşüyor. Üstelik bu işlem 60 defa tekrarlanıyor. Küstüm otları, yastık görevi gören bir köpüğün üzerine düştükleri için geri sıçramıyor fakat savunma pozisyonuna geçip yapraklarını kapatıyor.

Gagliano bu işlemden sonra şunu merak ediyor: Eğer 56 küstüm otunun her birini 60'ar kere düşürürse, bu bitkiler bir noktada başlarına korkunç hiçbir şeyin gelmediğini fark eder mi? Küsmeyi bırakırlar mı? Yani, bir bitki hafızadan yararlanıp davranışını değiştirebilir mi? 

Gagliano deneyine devam ederken, bazı küstüm otlarının düşmelerine rağmen yapraklarını kapatmadıklarını görüyor.  Diğer bir deyişle bitkiler böyle bir düşüşün kendilerine zarar vermeyeceğini anlıyor ve kendilerini korumayı bırakıyorlar. Bu çıkarıma şüpheyle yaklaşan bilim insanları belki bitkiler yorulmuştu diye karşı çıkıyor. Gagliano ise "yorgun" bitkilerden bazılarını alıp sarsıyor,  sasrtığı küstüm otu yeniden kapanıyor.

Gagliano deneyine bir hafta sonra tekrar devam ediyor. Küstüm otlarını düşürüyor ama bitkiler savunmaya geçmiyor, yapraklarını kapatmıyor. Haftalar boyunca süren deney, 28. günün sonunda bitkilerin hala onlara yapılan davranışı hatırlamalarıyla son buluyor.

BİTKİLER BEYİNLERİ OLMADAN NASIL HATIRLIYOR?

Bitkilerin beyni yok ama sinyalleri ilettikleri karmaşık bir ağa sahipler. Gagliano bu deneyle şu sonuca işaret ediyor:  “Hatırlama mekanizması hayvanlardaki geleneksel nöron ağlarını ve rotalarını gerektirmiyor olabilir. Tabii ki beyinler ve nöronlar muhtemel -ve oldukça karmaşık- bir çözüm, ancak öğrenmek için bir şart olmayabilirler"