"MİLLETİME LAYIK OLMAKTAN BAŞKA HİÇBİR DAVAM YOKTUR"
Başbakan Yıldırım, 65'inci Hükümet'in kurulmasının ardından, ilk kez memleketi Erzincan'a giderek, toplu açılış törenine katıldı. Burada hitap eden Yıldırım, terörle mücadelede kararlılık vurgusu yaparak, "Gözün aydın Erzincan. Ekmeğini yiyen, suyunu içen bir evladın Türkiye'nin sorumluluğunu aldı. Bana verdiğiniz her şey için can Erzincan'a teşekkür ediyorum. Can Erzincan'ın huzurunda ülkeme söz veriyorum. Türkiye'ye söz veriyorum. Erzincan, sana ve Türkiye'ye, aziz milletime layık olmaktan başka hiçbir davam yoktur. Bu can bu tende olduğu müddetçe al bayrağımızı en yükseklere çıkarmaya, tek devlet, tek millet, tek vatan uğrunda her zaman kararlılıkla bu milletin başına bela olan bu terörü yok etmeye Allah'ın izniyle azmettik, yemin ettik" ifadelerini kullandı.

"AK PARTİ'DE GÖREV DEĞİŞİKLİĞİ SADECE BAYRAK DEĞİŞİMİDİR"
65'inci Hükümet'in Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en kısa sürede kurularak, güvenoyu alan hükümet olduğuna dikkat çeken Başbakan Yıldırım, "AK Parti'de görev değişikliği sadece bayrak değişimidir. Bu bayrak değişimini görevi devraldığım 64'üncü Hükümet'in Başbakanı Ahmet Davutoğlu kardeşimize de buradan teşekkür ediyorum. Yeni dönemde üstlendiğim bu görevle Erzincanlı bir kardeşiniz olarak ülkemize daha çok yeni hizmetler yapacağız, yeni eserleri kazandıracağız. Kongremizi yaptık. AK Parti şanına layık bir kongre yaptı. Genel başkanını seçti. Çarşamba günü Türkiye sevdalısı, memleket sevdalısı, AK Parti'nin kurucusu, liderimiz, Cumhurbaşkanı'mızın başkanlığında ilk Bakanlar Kurulu toplantımızı yaptık. Kongreyle onun arkasındaki bir haftadan bahsediyorum. Bu ülkede haftalarca, aylarca Bakanlar Kurulu toplanamıyordu. İşte sizin evladınızın kurduğu 65'inci Hükümet kuruluşundan güvenoyu almasına kadar topu topu 6 gün geçti. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en kısa sürede kurulup güvenoyu alan bir hükümete sahibiz artık. Bize de bu yakışır. Soyadımız gibi iş yaparız. Az konuşuruz, adımız gibi iş yaparız evelallah" diye konuştu.

"OPERASYONLARIMIZ TERÖRİSTLER SİLAHLARINI TESLİM EDİNCEYE KADAR DEVAM EDECEK"
Terörle mücadele kapsamında Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yürütülen operasyonlara değinen Yıldırım, yüzde yüz güven sağlanıncaya kadar operasyonların süreceğini vurgulayarak, konuşmasında şunları kaydetti: "İlk görev aldığımda dedim ki milletim rahat olsun. Bu terör belasını milletin gündeminden çıkaracağız. Evelallah bu yolda emin adımlarla ilerliyoruz. Operasyonlarımız terör örgütünün, teröristlerin kayıtsız, şartsız bütün silahlarını teslim edinceye kadar devam edecek. Sivil vatandaşlarımızın, askerimizin, polisimizin güvende olduğunun, yüzde yüz güvende oluncaya kadar bu şer odaklarıyla mücadelemiz artarak, devam edecek. Şunu herkes iyi bilmelidir ki terör örgütünün vatandaşlarımız gibi o bölgede yaşayan Kürt vatandaşlarımız gibi bir sorunu yok. Sorun Kürtlerin terör örgütü sorunudur, PKK sorunudur. Terör örgütüne, onların yandaşlarına içeride, dışarıdaki desteklerine, destekçilerine, siyasi uzantılarına söyleyeceğimiz söz şudur. Türkiye tek vatan, tek millet, tek devlet ve tek bayraklı bir millet olarak ilelebet yolun kararlılıkla devam edecek. Bizi bu yoldan kimse döndüremez"

"BU KARAR ALMANYA İLE TÜRKİYE İLİŞKİLERİNİ ZEDELEMİŞTİR"
Alman Federal Meclisi'nin Ermeni iddialarına dair kararı hakkında değerlendirmede bulunan Yıldırım, "Kimin dost, kimin dost olmadığını bugünlerde çok iyi görüyoruz. Almanya'da bir karar çıktı. Alman Parlamentosu bir yalana imza attı yalana. O yalan ne? Yüz yıl önce Birinci Dünya Savaşı şartlarında her ülkede her yerde yaşanan bir göç olayını bugün önümüze soykırım diye getirmeye çalışanlar, şunu iyi bilmelidir ki Türkiye tarihiyle de milletiyle de gurur duyuyor. Eski defterleri açarsak eski hesaplara bakarsak herkes şunu iyi bilsin ki o defterlerde en az kaydı bulunan Türkiye'dir. En az hesabı olan Türkiye'dir. Daha dün Avrupa'nın göbeğinde on binlerce Bosnalı, Boşnak kardeşimizi katledenler karşısında ağzını açmayanlar, Hocalı katliamında Azeri kardeşlerimizi bir gecede yok edenler bugün Ermenilerin hamiliğine soyunmuşlar. Kim ne yaparsa yapsın bu karar Almanya ile Türkiye ilişkilerini zedelemiştir. Ümit ederiz ki yanlıştan kısa sürede dönülür" ifadelerini kullandı.

"BAŞKANLIK SİSTEMİNİ DE PARTİLİ CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİNİ DE GETİRELİM"
Konuşmasını yeni Anayasa ve başkanlık sistemi vurgusu yaparak sonlandıran Başbakan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye 2007'de yapılan referandumla beraber bir karar verdi. Dedi ki artık ben cumhurbaşkanımı doğrudan seçeceğim, kendi oylarımla seçeceğim. Sizler 2014'te Türkiye sevdalısı, milletin adamı Tayyip Erdoğan'ı cumhurbaşkanı seçtiniz mi? Şimdi diyoruz ki artık Türkiye'nin yeni bir Anayasa'sı olsun. Darbeler kalıntısı bu Anayasa, Türkiye'nin işini görmüyor. Yeni Anayasa'da başkanlık sistemini de getirelim, partili cumhurbaşkanlığı sistemini de getirelim. Artık bu çelişkiyi, bu kafa karışıklığını ortadan kaldıralım. Yeni Anayasa yolunu, başkanlık yolunu açmaya Erzincan hazır mı? Hayırlı, uğurlu olsun. Erzincan'dan bütün milletime söylüyorum. Türkiye'nin geleceğini, Türkiye'nin istikrarlı ve kararlı yürüyüşünün yolu yeni Anayasa'dan geçiyor. Yeni Anayasa ve yönetim sistemi Türkiye'nin 2023 hedeflerinin yüzüncü yıla giderken milletimizin beklentisinin en önemli kararıdır. İnşallah el birliğiyle yeni Anayasa'yı da yapacağız. Milletimizin gönlünü de yolunu da yapacağız"


MEHMETÇİKLERİ AİLELERİYLE GÖRÜŞTÜRDÜ

Başbakan Binali Yıldırım, 3'üncü Ordu Komutanlığındaki öğle yemeğinde Mehmetçiklerle bir araya geldi. Başbakan Yıldırım, masada birlikte yemek yediği Piyade Onbaşı Tolga Bölükçü'nün babası Erdoğan Bölükçü, Teğmen İsmail Uzun'un babası Mehmet Ali Uzun, Astsubay Murat Bulut'un babası Celal Bulut, Piyade Er Özkan Çelik'in annesi Emine Çelik, Uzman Çavuş Mustafa Korkusuz'un annesi Nevgiz Korkusuz ile telefonla görüştü. Yıldırım, askerlerin aileleriyle de konuşmalarını sağladı.

YILDIRIM: BİR CANDAN BİR CANA, AZERBAYCAN'DAN ERZİNCAN'A

Ardından Cumhuriyet Meydanı'na geçen Başbakan Binali Yıldırım, toplu açılış töreninde konuştu. Yaklaşık 10 bin kişinin coşkulu alkış ve sloganları eşliğinde konuşan Başbakan Yıldırım'ın sıkça sesi bozuldu. Hükümeti nasıl kurduğunu, neler yaptıklarını anlatan Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:"Bir candan, bir cana Azerbaycan'dan Erzincan'a. Size Azerbaycanlı kardeşlerimin selamını getirdim. Gözün aydın Erzincan, gözün aydın. Gönlün aydın Erzincan, gönlün aydın. Ekmeğini yiyen, suyunu içen, bir evladın Türkiye'nin sorumluğunu aldı. Bana verdiğiniz her bir şey için sizlere teşekkür ediyorum. Can Erzincan huzurunda Türkiye'ye söz veriyorum. Erzincan sana ve Türkiye'ye layık olmaktan başka hiç bir davam yoktur. Bu can tende olduğu sürece, albayrağımızı en yükseklere çıkarmaya, tek devlet, tek millet, tek vatan uğrunda her zaman kararlılıkla bu milletin başına bela olan terörü yok etmeye Allah'ın izniyle, sizlerin duasıyla desteğiyle azmettik yemin ettik. AK Parti Genel Başkanlığım, Başbakanlığım belli olduktan sonra Erzincan'ın gösterdiği sevgi, muhabbete bugün teşekkür etmek için aranızdayım. Allah sizlerden ve bütün milletimizden razı olsun. Erzincan'ın bütün hanımefendilerini saygıyla hörmetle selamlıyorum. Erzincan'ın bütün gençlerini, sevgiyle selamlıyorum. Erzincan candır, Erzincan 24 ayar insandır. Erzincan bir yanında Munzur, bir yanında Keşiş ortasında 24 ayar insanların yaşadığı mekandır. Erzincan'a, Türkiye'ye hizmet etmekten, Erzincanlı olmaktan büyük bir gurur, bahtiyarlık duyuyorum. Yeni görevimle birlikte doğduğum bu topraklara, havasını soluduğum iklimi sert, insanı mert insanların yaşadığı bu topraklara sizlerle bugün buluşmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. AK Partide görev değişikliği sadece bayrak değişimidir. Bu bayrak değişimini görevi devraldığım 64'üncü hükümetin Başbakanı Ahmet Davutoğlu kardeşimizi teşekkür ediyorum."

"EKMEĞİMİZİ BÖLERİZ, TÜRKİYE'Yİ BÖLDÜRTMEYİZ"
65'inci hükümetin kuruluşundan güvenoyu almasına 6 gün geçtiğini, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en kısa sürede kurulup güvenoyu alan bir hükümete sahip olduklarını anlatan Yıldırım, "Soyadımız gibi iş yapıyoruz. Az konuşuruz adımız gibi iş yaparız, evel Allah" dedi. AK Parti iktidarının bir özelliğinden söz eden Yıldırım, gittikleri illere eli boş gitmediklerini bildirdi. Yıldırım, bu konuda şunları söyledi:"Hele hele ata yurduna can Erzincan'a eli boş gelinir mi? Bugün hem bir 'hasret giderelim, hem de 188 eseri hemşehrilerimize kazandırdık onun açılışını yapalım' dedik. Gençler biz sadece Yaradanın önünde eğiliriz, başka türlü eğilmeyiz. Bugün tutarı 200 milyonu geçen 188 eserin açılışını yapıyoruz. Bugün farklı bir heyecan, farklı bir mutluluk yaşıyorum. Memleketimdeyim, canlarımızın arasındayım. Küresel krizlerde dünya krizlerinde durmak yok, hizmete devam. Hatırlayın belki gençlerimiz o günlerde Türkiye'de 2000- 2001'de neler olduğunu hatırlamaya bilirler, Anne ve babalarınız çok iyi biliyor. Bir günde krizlerle Türkiye'nin fakirleştiğini, parasının pul olduğunu, dükkanlarda siftah yapılmadığını, yazar kasaların havada uçuştuğunu, milletin moral olarak ekonomik olarak tamamen çöktüğünü. İşte o şartlarda Afyon'dan yükselen ses vardı. O ses memleket sevdalısı Recep Tayyip Erdoğan'ın sesiydi, onun arkadaşlarının sesiydi. O ses Türkiye'nin aydınlık yarınlarına gidecek yolun haberini veren sesti. Allah'a şükür 14 yıl boyunca hem çalıştık memleketimizi kimseye muhtaç etmedik, ekonomisini geliştirdik, yolları böldük, gönülleri birleştirdik. Yolları böldük milleti birleştirdik. Bunu Erzincan Cumhuriyet meydanından bir kez daha haykırıyorum. Ekmeğimizi böleriz, Türkiye'yi böldürtmeyiz. Yolları böleriz vatanı böldürtmeyiz. Bugün parasıyla ekonomisiyle, ay yıldızlı pasaportuyla itibarı yüksek ay yıldız bayrağıyla itibarı yüksek bir Türkiye var. Bu Türkiye sizin eserinizdir."

YILDIRIM: ERMENİLERİN HAMİLİĞİNE SOYUNMUŞLAR
Suriye'den savaştan kaçan 3 milyon kardeşine bağrına açan, onları misafir eden bir Türkiye'nin varlığından söz eden Yıldırım, bakanlık döneminde yaptıklarını anlattı. bunları Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yaptıklarına dikkati çeken Binali Yıldırım, internet, yollardan, tünellerden söz etti. Terör belasını milletin gündeminden çıkaracaklarını, teröristlerin kayıtsız şartsız bütün silahlarını teslim edinceye kadar bunun devam edeceğine işaret eden Yıldırım, Alman parlamentosundan çıkan kararla ilgili şöyle konuştu:"Kimin dost, kimin dost olmadığını bugünlerde çok iyi görüyoruz. Evvelki gün Almaya parlamentosu bir yalana imza attı. O yalan 100 yıl önce Birinci Dünya savaşı şartlarında her ülkede her şehirde yaşanan bir göç olayını bugün önümüze soykırım diye getirmeye çalışanlar. Eski defterleri açarsak eski notlara bakarsak herkes şunu iyi bilsin ki o defterlerde en az kaydı bulunan, en az hesabı olan Türkiye'dir. Daha dün Avrupa'nın göbeğinde 10 binlerce Boşnak kardeşimizi katledenler karşısında ağzını açmayanlar, Hocalı katliamında Azeri kardeşlerimizi bir gecede yok edenler bu gün Ermenilerin hamiliğine soyunmuşlar. Kim ne yaparsa yapsın bu karar Almanya ile Türkiye ilişkilerini zedelemiştir. Ümit ederim ki yanlıştan kısa süreden dönülür."

"BAŞKANLIK YOLUNU AÇMAYA ERZİNCAN HAZIR MI?" DİYE SORDU
Türkiye'nin 2014'te 'Türkiye sevdalısı, milletin adamı' Recep Tayyip Erdoğan'ı Cumhurbaşkanı seçtiğini hatırlatan Binali Yıldırım, "Allah sizden razı olsun. Şimdi diyoruz ki artık Türkiye'nin yeni bir Anayasası olsun. Darbeler kalıntısı bu anayasa Türkiye'nin işini görmüyor. Yeni Anayasa'da başkanlık sistemini getirelim, partili cumhurbaşkanı sistemini getirelim. Artık bu çelişkiyi kafa karışıklığını ortadan kaldıralım. Şimdi yeni anayasa yolunu, başkanlık yolunu açmaya Erzincan hazır mı?" diye sordu ve olumlu yanıt alınca da "Hayırlı uğurlu olsun" dedi.
Türkiye'nin geleceği, istikrarlı ve kararlı yürüyüşünün yolu yeni Anayasadan geçtiğini anlatan Yıldırım, Ramazan ayının ülkeye, milletime, huzur, kardeşlik getirmesini niyaz etti. Yıldırım, "Hiç merak etmeyin Erzincan'ın da yüzü gülecek Türkiye'nin de yüzü gülecek" diye sözlerini tamamladı.
Öte yandan Başbakan Yıldırım'a sesini duyurmak için saatler öncesinden miting alanına gelerek ön sırada yer alan 56 yaşındaki Büşra Yurtyapan bunda başarılı olamadı. Büşra Yurtyapan boyunun kısalığı nedeniyle sesini duyuramadı. Yurtyapan, "Oğlum Serkan için Başbakanımızdan iş isteyecektim ancak kendisine ulaşamadım" dedi.


"KAYI KÖYÜ'NDEN TOPAL DURSUN'UN OĞLU"

Erzincan'dan helikopterle Refahiye İlçesi'ne geçen Başbakan Binali Yıldırım, ata yurdunda, memleketinde, kardeşlerinin arasında olduğunu söyledi. Refahiye mitinginde otobüsün üzerinden vatandaşlara hitap eden Başbakan Yıldırım sözlerine, "Canlarım, Erzincanlılarım, hökümetlilerim" diye başladı. Yıldırım şöyle devam etti:

"Allahım'a hamdediyorum, şükrediyorum bugünleri gösterdiği için. Refahiye'nin Kayı köyünden Topal Dursun'un oğlu, Bahar hanımın oğlu Binali Yıldırım şimdi ülkesine, Türkiye'ye, milletine daha fazla iş yapmak, daha fazla hizmet etmek için ağır bir sorumluluk yüklendi. Bu sorumluluğu bize layık gören memleket sevdalısı, Türkiye sevdalısı, kurucumuz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a şükranlarımızı sunuyoruz."

"HÖKÜMETİN GÜZEL KIZLARI"

Coşkulu kalabalıktaki gençlerin 'Yolların kralı' sloganı atması üzerine Başbakan Yıldırım, "Yolların kralı olmaz, yolların kuralı olur. Yolları böldük, milleti birleştirdik. Yolları böldüysek gönülleri birleştirdik, sevenleri birleştirdik. Bu güzel ülkeyi bölmeye hiç kimsenin gücü yetmez, yetmedi, yetmeyecek" diye konuştu.

Bu kez erkeklerle kızların 'Refahiye seninle gurur duyuyor' sloganı atınca da Yıldırım, "Hökümetin güzel kızları, biz sizlerle gurur duyuyoruz" karşılığını verdi. 'Hökümet' sözüne açıklık getiren Başbakan Binali Yıldırım, eskiden perşembe günleri köylerden Rafahiye'ye pazara gelenlerin 'Hökümete gidiyoruz' dediklerini hatırlattı ve "Biz bir tane hükümet biliyoruz, 65'inci hükümet ama asıl hökümet burası hökümet burada" dedi.

"BAKAN OLMUŞSUN AMA CAHİL KALMIŞSIN"

Başbakan Yıldırım, seçim öncesi İliç'in bir köyüne giderken çeşme başında nur yüzlü bir kadına rastladığını ve 'teyze' dediği bu kadınla aralarındaki geçen konuşmayı şöyle anlattı:

"Teyze teyze bakan geldi. Ne diyeceksen de, ne istirsiz. Teyze döndü, şöyle yazmasından yüzünü çevirdi: 'Evladım hoş geldin, sefalar getirdin. Ne deyim ki, yol dedik yaptız, su dedik getirdiz, televizyonumuz bilem var, hem de 150 kanal çekir. Buzdolabı bile var, hatta çamaşır makinemiz var. Her şeyimiz var Allah'a şükür. Amma evladım bizim köyde ADSL çekmir.' Ben şöyle teyzemin yüzüne baktım: Teyze o ne ki?Teyze bana baktı, 'Bakan olmuşsun ama cahil kalmışsın. Allah bilir ki sen messengeri bile bilmezsin.' Sonra işi anladık. Meğerse teyzenin torunu İsviçre'de yaşıyormuş. Görüntülü konuşmak için köyden Erzincan'a gidiyormuş. Onun için 'ADSL çekmiyor' diyor. Türkiye nereden nereye geldi. Yolu olmayan, suyu olmayan Türkiye'den artık ADSL isteyen Türkiye var. Bu Türkiye Recep Tayyip Erdoğan ve onun ekibinin eseridir."

Fatih'in İstanbul'u fetih etmek için gemileri karadan yürüttüğünü, torunları olan Erdoğan ve arkadaşlarının trenleri, arabaları, denizin altından geçirdiğini söyleyen Binali Yıldırım, şimdi Marmaray'a 'gardaş' olan Avrasya Tünelini de yıl sonunda açacaklarını belirtti. Yavuz Sultan Selim ve Osman Gazi köprüleri, İstanbul-İzmir otoyolu, dünyanın en büyük havalimanının Türkiye'ye ve bu millete yakıştığını söyleyen Başbakan Yıldırım sözlerini şöyle sürdürdü:

"2007 seçimlerinden önce. Cumhurbaşkanımız o zaman Başbakan'da, Erzincan'a geldi, meydanda konuşuyor. Yine baktık hemen meydanda en önde teyze dikkatli dinliyor. Cumhurbaşkanımız diyor ki: Ey Erzincanlılar biz iktidar olmadan kriz oldu. Türkiye'nin ekonomisi bitti, Merkez Bankası döviz miktarı eridi, 27 milyara düştü. Şimdi 115 milyar oldu, 27 milyardan 115 milyara çıktı. Aşağıdan teyze avaz avaz bağırdı: Deme evladım deme dadanırlar, dadanırlar. Söyleme dadanırlar dadanırlar."

Başbakan Yıldırım konuşurken, otobüsün üzerinde bulunan Ak Parti Refahiye İlçe Başkanı Tacettin Çiftçioğlu alkış tutarak vatandaşları alkışlamaları için yönlendirdi ve fotoğraf çekti.

Başbakan Binalı Yıldırım, Refahiye'deki mitingden sonra ilçeye 13 kilometre ötedeki doğum yeri olan Kayı Köyüne gitti.


BABA OCAĞINDA HASRET GİDERDİ

Başbakan Binali Yıldırım, Refahiye İlçesi'nden karayolu ile baba ocağı olan Kayı Köyü'ne gitti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve kendi posterinin asılı olduğu evlerine

giren Başbakan Yıldırım, su böreği yedi, ayran içti. Akrabaları ve köylülerle hasret gideren ve 1 saat kadar kalan Başbakan Yıldırım, baba ocağında olmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi.

Gördüğü sevgi karşısında Allah’a şükrettiğini vurgulayan Başbakan Binali Yıldırım, bu sevgi ve bu muhabbetin yük ve sorumluluğunu daha da arttırdığını belirtti. Halkın duası ve desteği ile memleketin başına bela olan terör olayını ülkenin gündeminden çıkaracaklarını ifade eden Başbakan Binali Yıldırım, “Mübarek ramazanın arifesindeyiz. Ramazan bereket, rahmet ve mağfiret ayıdır. Vatandaşlarımın, hemşerilerimin ramazanını tebrik ediyorum. Ramazan ayının tüm İslam alemine, acı çeken tüm Müslümanlara bir kurtuluş vesilesi olmasını diliyorum” dedi.

Başbakan Binali Yıldırım, açıklamasının ardından köylülerle birlikte yürüyerek, meydanda bekleyen Başbakanlığa ait helikoptere binerek, Kayı'dan ayrıldı. Helikopterin kalkışı sırasında yaşanan toz bulutu ise köylüler zor anlar yaşattı.

STK’LAR İLE YEMEKTE BİR ARAYA GELDİ

Kent merkezine gelen Başbakan Binali Yıldırım, Park Masal Düğün Salonu'nda STK temsilcileri ve kanaat önderleri ile birlikte düzenlenen akşam yemeğine katıldı. Yemekte konuşan Yıldırım, PKK terör örgütü ve paralel yapı ile sonuna kadar mücadele edeceklerini vurguladı. Yıldırım, Erzincan’a geldiğinde, dağların ovaların soğuk sularını, hayvanları otlattığı ve çocukluk günlerini hatırladığını bildirdi. Başbakan Yıldırım, şöyle devam etti:

"Ağaç diye, çevre diye Türkiye’de isyan başlattılar. Ama o uzun adam çıktı ve dedi ki ‘benim arkamda millet var millet ey ahmaklar.’ Hesapları Türkiye’ye diz çöktürmek. Vefa işte böyle bir şey. Vefa kredi kartı ile taksit taksit ödenen bir şey değil. Vefa liderine sahip çıkmaktır. Milyonlar arkasında durdu, çapulculara hem Gezi'de, hem 17 Aralık’ta gereken dersi verdi. Dost bilip yıllarca bizimle iç içe olanların meğerse bizi sırtımızdan hançerlemek için fırsat kolladıklarını, 17 Aralık’ta gördük. Devletin imkanlarını kullanacaksanız ve devlete kumpas kuracaksınız. Hiçbir devlet, hele hele Türkiye Cumhuriyeti ile hiçbir terör örgütü bilek güreşi yapamaz. Yapılan her türlü hukuksuzluğun, her türlü aymazlığın, hesabını fitil fitil burunlarından getireceğiz. Bu güzel insanların dini duygularını istismar ederek, kutsallarını kullanarak, milyonlarca dişinden tırnağından arttırarak, hayır olsun, çocuklarımız yetişsin, memleketimiz gelişsin diye bu kadar fedakarlığı yapanlara, siz tezgah kuracaksınız. Aldığınız bu kaynakları yurt dışındaki lobilere, siyasetçilere cömertçe vereceksiniz. Bu millet bunu affeder mi? Asla affetmez. Affetmiyor, o paralel terör örgütünü de kaçtıkları yere kadar kovalayacağız."