Ak Saray Sözcüsü İbrahim Kalın bugün Saray'da yaptığı basın toplantısında Başbakan Davutoğlu'nun yarın veda ziyareti için Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın huzuruna çıkacağını söyleyerek, Erdoğan’ların düğününe Hulusi Akar’ın katılmasını eleştirenlere de sert sözlerle yanıt verdi. Kalın, “Bu tür saldırılarla acaba kimlere hizmet ediyorlar? Ona bakmaları gerekir. Genelkurmay Başkanımız yakın bir mesai arkadaşıdır, ailecek görüşmektedirler dedi.

Kalın, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda basın toplantısı düzenledi.

Kırım-Tatar sürgününden 70 sonra Kırım’ın gayri meşru bir şekilde ilhak edilmesinin yaraları tazelediğini söyleyen Kalın, Kırım’ın yanında olmaya devam edeceklerini ifade etti. Kalın, “Kırım Tatar Meclisi’nin de faaliyetlerinin düzmece bir davayla sonlandırılması ve adeta illegal bir yapılanma gibi muamele görmesini de kabul etmediğimizi ifade ediyoruz. Tarihe kara bir leke olarak geçen bu etnik temizliği kınıyoruz.” dedi.

Diyarbakır’daki bombalı kamyonla düzenlenen saldırıya da değinen Kalın, şunları söyledi: “Bu aslında çok daha büyük kanlı intihar saldırısının önlenmiş halidir. Maalesef orada 13 vatandaşımızı kaybettik. Ama çok daha büyük bir patlama olabilirdi. Kalabalık bir şehir merkezin gerçekleşebilirdi, çok daha fazla can kaybı olabilirdi. Bu olay bile diğerlerinin yanı sıra bölücü terör örgütünün hain, alçak yüzünü bir kez daha göstermiştir. Ama maalesef biz terörle gece-gündüz mücadele ederken hala birilerinin bölücü terör örgütüne söz söyleyememesi, sesini çıkartamaması, bir takım yumuşak ifadelerle olayı geçiştirmeye çalışması da ayrıca ibretamiz bir tabloyu işaret etmektedir.”

“ARSIZCA SALDIRLARLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

DEAŞ saldırılarının da da benzer bir tablo ile karşı karşıya olunduğunu anlatan Kalın, “Kanlı Esed rejimine söz edemeyenler kalkıp Türkiye Cumhuriyeti devletini, ordusunu, Genelkurmay Başkanı’nı, askerini suçlayabilmektedirler. Bu kadar arsızca bir saldırı ile de karşı karşıyayız. Bu tür saldırılar aslında terör saldırıları kadar menfurdur, alçakça yapılmaktadır.” diye konuştu.

Terörle mücadele konusunda birlik ve beraberliğin esas olduğunu vurgulayan Kalın, şöyle konuştu: “Maalesef bazıları bir tarafta terör eylemleri karşısında sessiz kalabilmekte, bir kısmı da eli kanlı Esed rejiminin estirdiği terör dalgası, terör devleti olarak ortaya koyduğu eylemler konusunda maalesef sessiz kalabilmektedir. Bu yetmiyormuş gibi bazı ülkeler hala ülkemizi yabancı terörist savaşçıların geçişine izin vermekle yahut onlara kolaylık sağlamakla itham edebilmektedirler. Ortada tek bir delil dahi yokken bu söylentilerin hala tekrar ediliyor olması da tabi ki de başka amaçların gündemde olduğunu göstermektedir.”

Kalın, “Türkiye’nin yabancı savaşçılara göz yumduğunu itham edenler öncelikle kendi ülkelerinde radikal, şiddet yanlısı terör örgütlerinin mensuplarını başka ülkelere başka kimlik ve pasaportlarla nasıl gönderdiklerini hatta ‘siz gidin Suriye’de savaşın’ dediklerini de hepimiz biliyoruz.” şeklinde konuştu.

Ermeni soykırım iddiaları ile ilgili Almanya Federal Meclisi’nde 2 Haziran’da oylama yapılacağını hatırlatan Kalın, şu ifadelerini kullandı: “Henüz metni görmüş değiliz. Metinde ne tür ifadeler yer alacak, nasıl bir izahta bulunacaklar ya da hangi tezleri gündeme getirecekler? Metin elimizde geçince değerlendirme yapacağız. Soykırım iddiası ciddi bir iddiadır. Bununla ilgili tarihi ve hukuki delil olmadan konuşmak ancak siyasi istismar yapmak demektir. Bu konuda çeşitli platformlarda gündeme getirdik. Bununla ilgili Türkiye başka hiçbir ülkenin atmadığı adımları attı.”

“DAVAUTOĞLU’NA TEŞEKKÜR EDERİM”

Kalın, açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını cevapladı.

“AK Parti kongresinden sonra sayın Cumhurbaşkanı pazar günü görevlendirme yapacak mı? AK Parti’den randevu talebi ulaştı mı?” sorusu üzerine Kalın, Başbakan Ahmet Davutoğlu’na hizmetlerinden dolayı teşekkür ederek, şu cevabı verdi: “Takvim meselesi ile ilgili olarak da yarın sayın Başbakanımız sayın Cumhurbaşkanımıza bir veda ziyaretinde bulunacaklar. Orada cumhurbaşkanımız ve başbakanımız takvimin nasıl işleyeceğine; görev iade sürecinin ve tarihinin nasıl şekilleneceğine karar verecekler. Karardan sonra kamuoyu ile paylaşacağız. Bize ulaşan randevu söz konusu değil. Bilemiyorum o nereden çıktı…”

Hakkari’de düşen helikopterin düşüş sebebi ile ilgili bir soru üzerine de Kalın, “Bu konuyla ilgili Genelkurmay o günkü veriler ışığında bir açıklama yapmıştı. Fakat Genelkurmay incelemeyi hala sürdürüyor. O görüntüler de dahil inceleniyor. İnceleme sonrası kapsamlı bir açıklama yapılacak. Bu açıklamada sonra konuyu değerlendirmek daha isabetli olacaktır.” diye cevap verdi.

TBMM’deki dokunulmazlık görüşmelerine ilişkin, “Sayın cumhurbaşkanı referandum yetkisini mi kullanacak yoksa yeniden iadesi mi söz konusu olacak? Olası referandumda halkın önüne hem dokunulmazlık hem partili cumhurbaşkanına ilişkin çift sandık kurulur mu?” sorusu üzerine ise Kalın, şu ifadeleri kullandı: “Tabloyu bütün olarak gördükten sonra ancak değerlendirme yapılabilir. Cuma günü çıkacak tabloyu gördükten sonra kendileri bu konuda değerlendirme yapıp, Meclis Başkanı ile görüşüp o trafiği belirleyecekler.”

Kalın, dokunulmazlık oylamasında CHP’den çok sayıda fire verildiği iddialarının sorulması üzerine de, “Orada tablo son derece açık. İlk yaptıkları açıklama ortada, dünkü tavırları ortada. Bu tabi ki kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Dokunulmazlıkların kaldırılması teröre destek veren kişilerle ilgili. İktidar partisi hodri meydan yaptı. Terörün övülmesi ve meşrulaştırılması dünyanın her yerinde suçtur. Takdir Meclis’indir. Cumhurbaşkanımız tavrını net bir şekilde ortaya koydu.” diye konuştu.

Kilis’e atılan roketlerle ilgili bir soruyu da Kalın, şöyle cevapladı: “Son günlerde aldığımız tedbirlerle kısmi bir iyileşmenin olduğunu söyleyebiliriz. Suriye tarafından gelen bu tehdit bizim baştan beri dile getirdiğimiz güvenli bölge meselesinin aslında ne kadar haklı olduğunu gösteriyor. Ama geçtiğimiz bir hafta 10 gün içinde DAİŞ mevzilerini imha ettik. Pek çok zayiat verildi. Türkiye’ye yönelik bu tür saldırılara sıfır toleransla karşılık verilecektir.”

“EDEP YOKSUNU, PERVASIZCA SALDIRILAR”

Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kızının nikah törenine katılmasının eleştirilmesine ilişkin bir soru üzerine de Kalın, şöyle cevap verdi: “Böyle bir konunun bu şekilde suistimal edilmesi esef verici bir durumdur. Sanki terörle mücadele edenler bu askerler, generaller değilmiş gibi, gecesini gündüzüne katarak bu tehditleri göğüsleyen bu askerlerimiz değilmiş gibi böyle pervasızca, edep yoksunu ifadelerle Genelkurmay Başkanımıza, Cumhurbaşkanımıza saldırı yapılmasını kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. O gün 13.00’te Çukurca’da hayatlarını kaybeden şehitlerimizin Kocatepe Camii’nde yapılan cenaze törenine katılmışlar, orada İstanbul’a gelmişlerdir. Nikah töreni ile ilgili bir sürü şey yazıldı, çizildi. Son derece sade bir nikah töreni yapıldı. Buraya devlet protokolü çerçevesinde devlet adamlarının davet edilmesi söz konusu. Son derece insani bir konuyu bile böyle istismar etmeleri aslında kendi duruşlarının ne kadar gayrimilli olduğunu göstermektedir. Bu tür saldırılarla acaba kimlere hizmet ediyorlar? Ona bakmaları gerekir. Genelkurmay Başkanımız yakın bir mesai arkadaşıdır, ailecek görüşmektedirler. Terör meselesini de beraber yürütmektedirler. Bu konunun eleştiri konusu yapılması üzerinde düşünülmesi gerekir. Aynı şey sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik galiz ifadeler için de geçerlidir. Edep yoksunu, pervasızca saldırıları siyaset zanneden bir anlayışın maalesef kötü örneklerinden birisini teşkil etmektedir.”

“TERÖR DESTEKÇİLERİNİ SEVİNDİRECEK DÜZENLEME SÖZ KONUSU DEĞİL”

Vize muafiyeti konusuna ilişkin bir soru üzerine de Kalın, Türkiye’nin üzerine düşeni fazlasıyla yaptığını belirterek, “Biz de soruyoruz bu fonlar ne zaman geliyor. Türkiye’ye verilmiş bir para gibi yansıtıyorlar. Bu paraya Suriyeli mültecilere geliyor.” dedi. Kalın, şöyle devam etti: “AB’nin terör örgütlerini cesaretlendirici bir takım düzenlemeler yapın talebinde bulunması bir kere Türkiye gerçeğini doğru okumadıklarını gösteriyor. Paris’te saldırı olduğunu nasıl Fransa hükümeti olağanüstü tedbirler aldıysa ve bunlara herkes destek verdiyse terör karşısında bizim aldığımız tedbirlere, mevcut yasalara herkesin saygı duyması gerekir. Onun da ötesinde Türkiye’ye destek olması gerekir. Çünkü Türkiye’nin güvenliği Avrupa’nın güvenliğidir. Bunu açıkça gördük. Bu tabloyu yok sayarak, bir takım faraziyerlerden hareketle ya da bir yakım marjinal görüşleri esas alarak Türkiye gerçeğini okumadan yapılan bu tavsiyelerin elbette bizim nezdimizde bir karşılığı yok. Terörle ciddi bir mücadele veriyoruz. Terör destekçilerini sevindirecek bir düzenleme söz konusu değil.”