Ayşe YÖRÜKOĞLU / HT CUMARTESİ

Elektronik müziğin güç yüzüğü (yanlış anlaşılmasın amacım birleştirici güce vurgu yapmak) çok değerli hocam (hatta bazı hocalarımın da hocası) müzikolog ve besteci Doç. Dr. Alper Maral'la önümüzdeki hafta Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampusu koridorlarını ilginç tınılarla dolduracak Elektronik Müzik Festivali hakkında konuştum. Baştan söyleyeyim, elektronik müzikle ilgilenenlere tavsiyesi daha çok müzik dinlemek. 

Festivalin içeriğinden biraz bahseder misiniz?

Tür, stil, yaklaşım, estetik gibi farklı açılardan birçok üretimi kucaklamayı amaçlamıştık, bunu da başardık. Başka hiçbir ortamda görülmedik bir çoğulculukla, hiçbir yargı mekanizması işletmeden, sadece çok net vurguladığımız için parça sürelerindeki hassas çerçeveye dikkat ederek her katılımcıya yer verdik. Amacımız kompozisyon, müzik teknolojisi ve benzeri işitsel tasarım alanlarında öğrenim gören gençleri buluşturmak; birbirlerinin faaliyetleri kadar varlıklarını da tanımalarına katkıda bulunmaktı.

Açılış konseri İlhan Mimaroğlu, Bülent Arel gibi türün öncülerine saygı mahiyetinde olacak. Türkiye'de elektronik müziğin gelişimini sorsam... Bu iki isim en başından beri işin mutfağındaydı. Daha 1950'li, 60'lı yıllarda, dünyada elektronik müzik kurulurken bu öncü bestecilerimiz de ellerini taşın altına koyarak türün gelişimine sıra dışı katkılar sağladılar. Faaliyetleri başta ABD olmak üzere, yurtdışında ilgi ve itibar gördü. Türkiye'de derli toplu bir elektronik müzik algısının oluşması için ise 90'lı yılların sonunu beklememiz gerekti. Birkaç istisnai, kişisel çaba dışında, sürece bu yıllarda açılan öğretim kurumları sahip çıktı. Öte yandan elektronik müziğin bazı türleri sadece eğlence sektöründe yaygınlaşırken, gerçek anlamda deneysel ve yenilikçi türleri nişlerde kalmayı sürdürüyor. 

Elektronik müzik tam olarak nedir? Her türe özgü enstrümanlar vardır; bu türün anahtar enstrümanı nedir? İnsanların aklına turntable geliyor mesela... Hoparlörden duyduğunuz her müzik elektronik olarak üretilmiş, en azından yeniden üretilmiştir, dolayısıyla elektronik müzik sayılabilir. Araç ile amaç arasındaki çelişki elektronik müziğe de ışık tutar. Benim benimsediğim haliyle elektronik müzik, geleneksel çalgı ve ses ortamlarıyla gerçekleştirilemeyecek işitsel tasarımlara olanak sağlayan, yapısından dokusuna ve dinleme pratiklerine kadar farklı önermelere açılan bir alandır. Yeni bir form ya da önermesi olmaksızın güvenli, tanıdık, bildik ve sevildik formülleri çoğaltan yaygın elektronik müzik türleri ise bunun yanında kısır kalıyor. Pikap ya da bilgisayar, synthesizer ya da herhangi bir devre, sadece birer enstrümandır, tıpkı ekmek bıçağı gibi ona hangi işlevin tanımlandığı önemlidir.

‘YAŞAM TARZI DENEN ŞEY, BİR PAZARLAMA KALEMİ' 

Elektronik müzik, underground bir tür olarak algılanıyor. Sizce de öyle mi? Festivalimizin amacı biraz da bu muğlaklığa karşı algıyı durulaştırmak. Kimsenin "Elektronik müzik şudur, budur!" diye ahkâm kesmesi doğru değil. Bakış açısına ve aidiyete göre her şey gibi bu kavram da değişkenlik gösteriyor. Ayrıca, önemli olan sınırlara işaret etmek değil; varsa bu sınırlar, en azından üzerlerinden öteki alanları, diğer kıyıları da tanımak. Şimdilik ne yazık ki herkes daracık penceresinden sadece bildiğine bakıyor. Umarız haftaya cuma bunu biraz değiştirmiş oluruz. n Elektronik müziğin bir yaşam tarzı var mı? Aslında yok! Her insanın yaşam tarzı ne kadar farklıysa, her müzisyenin, dinleyicinin de farklıdır. Öte yandan, kalıp yargılar, piyasanın tektipleştiriciliği, eklemlenilmek istenen kimlik protokolleri ve benzeri unsurlar, gruplaşmaları motive ediyor. Dolayısıyla, elektronik müziğin özellikle eğlence kültürüne hizmet eden dallarında böylesi bir kimlik paketi dolaşımda, "yaşam tarzı" denen şeyse çoğu zaman bir pazarlama kalemi.

Popüler müzik yapan kişiler, mesela Hande Yener elektronik müziğe yöneldiğini söylüyor, ne düşünüyorsunuz?

Elektronik ortamda üretilen sayısız türde müzik var; popüler kimliklerin bu türlerin özellikle konvansiyonel olanlarıyla ilgilenmesi şaşırtıcı değil, dahası kaçınılmaz. Hande Yener gibi dinamik, dans pistinde aranan bir müzisyenin elektronik ortamın popüler, eğlence sektörünün benimsediği türlere hizmet eden dallarında çok çarpıcı işler üretmesi son derece doğal olacaktır. Ayrıca, güncel üretimleri şekillendiren müzik teknolojileri elektronik müziğin tezgâhından çıkmadır, dolayısıyla aslında elektroniksiz bir müziğe yönelmek günümüzün asıl cesur fantezisi olacaktır.

Ülkemizde elektronik müziğin gelişmesi ve yayılması için tavsiyeleriniz nelerdir?

Dinlemek! Daha çok dinlemek ve okumak; analiz etmek, bağlamlandırmak! Günümüzde herkes durmadan müzik üretiyor; ama bunların çok çok azı dinleniyor; bizzat yapan bile kendi müziğini dinlemiyor, bilgisayar teknolojileri sayesinde, parçayı ekranda tasarlayıp kapatıyor. Geri besleme yok. Müziğin toplumsal yüklemleri çoktan yitirilmiş durumda.