Anayasa Mahkemesi'nin Can Dündar ve Erdem Gül ile ilgili verdiği kararla ilgili ise Petek, "Anayasa Mahkemesi'nin tutuklama ile ilgili kararı kanun yolu tüketildiği için meşrudur. Ama Anayasa'nın 26 ve 28. maddelerinin ihlali yönündeki verdiği karar, hukuki bir tabirle görev ve yetki gaspıdır." dedi.

AK Parti Burdur Milletvekili Reşat Petek ile bazı AK Partili milletvekilleri Meclis'te basın toplantısı düzenledi. Bugün 28 Şubat postmodern darbenin yıldönümü olduğunu hatırlatan Petek, 28 Şubat'ın milli iradenin ayaklar altına alındığı, Anayasa ve hukuk kurallarının çiğnendiği, hukuk dışı emir ve talimatlarla yürütmenin ve yargının vesayet altına alındığı, yasamanın baskı altına alınarak TBMM çoğunluğuna bakılmadan kendisine altın tepside iktidar sunulan Mesut Yılmaz’a başbakanlık görevinin verildiği darbenin adı olduğunu ifade etti.

28 Şubat darbesinin yargı mensuplarına verilen brifinglerle alındığını dile getiren Petek, yargının baskı altına alındığını, emir ve talimatlara uymayan hakim ve savcılara cezalar verildiğini kaydetti. Kendisinin de hukuku uyguladığı için cezalandırılan emekli Cumhuriyet Başsavcısı olduğuna dikkat çeken Petek, Anayasa Mahkemesi'nin Can Dündar ve Erdem Gül ile ilgili verdiği karar konusunda "Anayasa Mahkemesi'nin tutuklama ile ilgili kararı kanun yolu tüketildiği için meşrudur. Ama Anayasa'nın 26 ve 28. maddelerinin ihlali yönündeki verdiği karar, hukuki bir tabirle görev ve yetki gaspıdır. Bu konuda karar vermemesi gerekirdi. Bu önlenmelidir. Hukuk devleti olarak yasama, yürütme ve yargı erklerinin kendi görev alanlarında Anayasa gereği görevlerini ifa etmelerinden yanayız." diye konuştu.

"28 Şubat'tan bahsettiniz. O dönem irtica adı altında bir inançlı kesime yönelik çeşitli zulümler yapıldı. Bugün de baktığımız zaman, yine o benzer yurt kapatmalar, okullara el koymalar, hatta ev hanımlarına kelepçe vurulup tutuklama manzaraları yaşanıyor. Bu yapılanları nasıl değerlendiriyorsunuz?" şeklindeki soruya Petek, "Yargımızın hem bağımsız hem de tarafsız olarak görevini ifa etmesi için bütün kurum ve kuruluşların elinden geleni yapması ve bunu her yönüyle Türkiye'de sağlamak mecburiyetinde olduğumuzu ifade edeyim. Bu yönden şu anda olayları duygusal bir bağlamda ele alıp 28 Şubat'la benzerlik kurmaya çalışarak efendim 'insanlar kelepçeleniyor, alınıyor' şeklindeki beyanları, 28 Şubat'la kıyaslamamız ve karşılaştırmamız mümkün değildir. Şu anda vatandaşlarımız, hukuk devletinin teminatı altında yaptığı başvurular, yetkili merciler, itiraz ve temyiz mercileri tarafından incelenmekte ve hukuk hiyerarşisi işlemektedir. Onun için bugün, hukuku da kullanmak suretiyle gerek kumpas kurmak, gerek delil uydurmak, gerek hukuksuz dinlemelerle insanları suçlayıp cezaevlerinde haksız olarak kalmalarına neden olanlar hakkında soruşturmalar yürütülüyorsa; bu soruşturma, darbeci bir ekibin emir ve talimatlarıyla değil, Anayasa ve kanunlar çerçevesinde işleyen yargı mekanizması tarafından yapılmaktadır. Bununla karıştırmamak gerekir; çok açık ve net. Zira 28 Şubat'ta yargı mensuplarına açıktan brifing verilip, 'irtica tehdit ve tehlikesi var, bunu göreceksiniz' diyerek hazırlanmış aktörler, kendilerine verilen rolleri oynuyor, onlara destek veren medya mensupları ekranlarda bunları defaatle tekrar etmek suretiyle suni bir irtica tehlikesi göstererek sözde irtica ile mücadele bağlamında her türlü hukuksuzluk yapılıyordu. Bugünküyle hiç alakası olmadığını ifade edeyim." karşılığını verdi.

ERGENEKON VE BALYOZ DARBE GİRİŞİMİ Mİ YOKSA KUMPAS MI SORUSUNA CEVAP YOK

"Kendinizden de örnek verdiniz; 28 Şubat'ta savcılık yaptığınız dönemde hazırladığınız iddianameden dolayı çeşitli haksızlıklara uğradığınızı ifade ettiniz. Bugün de bazı hakim ve savcıların verdikleri kararlardan dolayı meslekten ihraç edildiğini hatta tutuklandığı yönünde uygulamalar var. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna ise Petek, "Bunu 2015 yılında yaşadık. Hukuk devletinde hiç kimse sorumsuz değildir. Bir hakim, bakmadığı, ilgilenmediği, önünde olmayan bir dosya, görev ve yetki alanında bulunmayan bir davada tahliye kararı vermeye kalkarsa; bu, tabir yerindeyse bir hukuk cinayetidir. Bu hakim de olsa sıfatı ne olursa olsun; bundan dolayı soruşturulması meşrudur. Bunu da nihayet hükümet kararıyla yapılmış işlem değildir. 2010 Anayasa değişikliğiyle oluşturulan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) kararıyla yapılmıştır. Anayasa ve hukuka uygundur. 28 Şubat ile bunlar arasında bir bağlantı kurulması söz konusu değildir." şeklinde konuştu.

"Sayın Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın Ergenekon ve Balyoz konusunda bunların aslında darbe girişimi olduklarını ifade etti. Fakat hükümet tarafından bunların kumpas olduğu ifade ediliyordu. Siz bu davaları kumpas mı yoksa darbe girişimi olarak mı değerlendiriyorsunuz?" sorusuna da emekli Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek, cevap vermedi. AK Parti Burdur Milletvekili Reşat Petek, kural koymanın insan unsurunun var olduğu yerde meseleleri tek başına çözmeye yetmediğini vurguladı.