Hatay'da 2 Haziran 2013 tarihindeki Gezi Parkı protestoları sırasında polis panzerinden atılan biber gazı kapsülü başına isabet eden Abdullah Cömert, öldü. Adli Tıp raporunda da Cömert'in başına gaz fişeğinin isabet etmesiyle öldüğü belirtildi. Bunun üzerine savcılığın başlattığı soruşturma, 14 Nisan 2014'te tamamlandı. Hatay 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameyle, sanık polis memuru Ahmet Kuş hakkında, 'Olası kastla insan öldürmek' suçundan 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Ancak ilk duruşma günü olan 4 Temmuz 2014 tarihinden önce, sanık polis memuru Kuş'un avukatı, güvenlik gerekçesiyle davanın başka bir ile nakli için savcılığa başvurdu. Hatay Valiliği ile İl Emniyet Müdürlüğü'nün de aynı yönde görüş bildirmesi üzerine Savcılık, 27 Mayıs 2014 tarihinde, 2'nci Ağır Mahkemesi'ne başvurarak dosyayı istedi. Dosya, nakil için karar verilmek üzere Adalet Bakanlığı'na gönderildi. Bakanlık da dosyayı Yargıtay'a gönderdi. Yargıtay 5'inci Ceza Dairesi, davayı, Hatay'a, 1200 kilometre uzaktaki Balıkesir'e nakletti. Dava, 4 Kasım 2014 tarihinden itibaren Balıkesir 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı.

Davanın 10'uncu duruşması bugün yapıldı. Saat 09.30'da başlayan duruşmaya Cömert'in Hatay'da oturan annesi Hatice Cömert, babası Edip Cömert, ağabeyi Adnan Cömert ile Hatice Can'ın da aralarında bulunduğu Cömert Ailesi'nin çok sayıda avukatı katıldı. CHP Balıkesir Milletvekili ve Parti Meclis Üyesi Mehmet Tüm ile Cömert'in Hatay'dan gelen arkadaşları da duruşmayı izledi. Daha önceki duruşmalara Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile Mersin'den katılan tutuksuz yargılanan sanık polis A.K., can güvenliği nedeniyle Balıkesir'de görülen duruşmaya bu sefer Diyarbakır'da geçici olarak görev yaptığı için katılamadı. Mahkeme heyetinde de değişiklikler oldu. Çeşitli nedenlerle görevi bırakan iki hakimin yerine heyete yeni iki hakim dahil edildi.

Duruşmada, Cömert'in ağabeyi Adnan cömert, annesi Hatice Cömert ve babası Abdullah Cömert'in ile avukatları Hatice Can ve Eren Can dinlendi. İfadelerin alınması ardından mahkeme heyeti kararını vermek için duruşmaya ara verdi.


13 YIL 4 AY HAPİS CEZASI VERİLDİ

Mahkemenin verdiği 1.5 saatlik ara ardından oy çokluğuyla aldığı kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık polis Ahmet Kuş'a gaz tüfeğinin silah sayılması nedeniyle kastın aşıldığı gerekçesiyle önce 12 yıl hapsine karar verdi. Mahkeme heyeti ardından bu kararını suçun kamuya ait bir araçla işlendiği gerekçesiyle cezayı 3'te 1 oranında artırarak 16 yıla çıkardı. Mahkeme, daha sonra da TCK'nın 62/1 maddesi gereği takdiri indirim nedenlerini göz önüne alıp, altıda bir oranında indirerek temyiz yolu açık olmak üzere 13 yıl 4 ay hapis ceza verdi.


YURT DIŞINA ÇIKIŞ YASAĞI

Sanığın polis memuru olması, SEGBİS ile duruşmalara katılması, delilleri karartma ihtimali olmaması nedeniyle tutuklanmasına gerek olmadığını da belirten mahkeme, yurt dışına çıkışına yasak koydu. Mahkeme heyetinde yer alan hakim Turgut Gök'ün sanığın görevi gereği elinde bulundurduğu silahı kullanarak olası kastla adam öldürme suçunun sabit olması nedeniyle karşı oy kullandığı da kararda belirtildi.

AİLE KARARA TEPKİLİ

Cömert Ailesi, duruşma çıkışında karar tepki gösterdi. Cömert Ailesi'nin avukatları Hatice Can, Gezi direnişinde toprağa düşen ilk ismin Abdullah Cömert olduğunu belirtip, mahkeme kararını okudu. Ardından temyize gideceklerini açıkladı.

"POLİSLER BU CEZAYI DİKKATE ALMALI"

Cömer Ailesi'nin diğer avukatı Eren Can da, en başından bu yana sanığa en ağır cezası verilmesini istedikleri halde savcının 'Olası kasıt' görüŞünü savunduğunu belirterek, şöyle dedi:

"Bugün üyelerden birisi hem tutuklanmasını hem olası kasıttan 20-25 yıl hapis cezasına çarptırılmasını istedi. Muhalif kaldı.13 yıl 4 ay kararı oybirliği ile değil oy çokluğu ile alındı. İşlediği suçun ağırlığı tutuklanmasını gerektiriyordu ama sanık bir kez daha tutuklanmadı. Cömert ailesinin ve Gezi ailelerinin adalet arayışı adaletsizlikle sonuçlandı. Ancak bu karar önemli bir karardır. Tüm kamu görevlileri, polisler halka karşı şiddet uyguladıklarında ceza alacaklarını artık bileceklerdir. Tüm polisler bu karardan bir ders çıkartsın. Bu cezayı yine de kabul etmiyoruz ve temyiz edeceğiz."

ANNE CÖMERT'TEN BEDDUA

Anne Hatice Cömert de "O katili kelepçeli görmek istiyordum. Ama bu mümkün olmadı. Bugün 10'uncu duruşmaya geldik. Ne adalet var, ne vicdan var. Her şey ortada. Ama o katil tutuklanmadı. Sadece 13 yıl verildi. Abdocan barış , özgürlük için sokağa çıktı ama öldürüldü. Vali, emniyet müdürü, hakim, savcı hepsi suçlu, Allah onlara aynı acıları yaşatsın. Adliyeye girerken de benim baş örtümü aradılar. Silah sizde, cop sizde, yalan dolan hepsi sizde" diye konuştu.

"CANLI BOMBAYI BULAMAYANLAR ANNEMİN EŞARBINI ARADI"

Abdullah Cömert'in ağabeyi Adnan Cömert ise, adliyeye girişteki uygulamayı anlatırken "Adliyeye girerken, annemin eşarbı arandı. Canlı bombayı bulamayan istihbarat ve hükümet bugün annemin eşarbını aradı. Ne kadar acizler, bizim üstümüzde baskı yapmaya çalışıyorlar. Ama biz yılmayacağız. Sanık polis hakettiği cezayı alana kadar mücadele edeceğiz" dedi.

"VATANA İHANETTEN DE YARGILANMALI"

Sanık polisin devletin verdiği silahla kardeşini öldürdüğünü iddia eden Adnan Cömert, şöyle konuştu:

"Bu polisin vatana ihanetten yargılanmasını istiyoruz. Devletin kendisine verdiği silahı ve gücü kötüye kullandı. Bazı hükümet üyeleri 'Gezi'de ilk 3 gün masumdu' demişti. Kardeşim ilk 3 günü katledildi. Bu polis kardeşimi öldürerek, provokasyon yaptı, halkı daha çok kışkırtmak istedi" diye konuştu. Cömert, "Abdocan" olarak seslendiği kardeşi Abdullah Cömert'in öldürüldüğünde elinde olduğunu belirttiği Türk bayrağını da açarak gösterdi. Cömert, "Bir sürü bahane uyduruyorlar. Abdullah'ın elinde bu bayrak vardı. Sırtı dönüktü, demokratik hakkını kullanıyordu. Ey zalim polis neden kardeşimi vurdun?"