"Bu suça ortak olmayacağız" başlıklı bildiriye imza atan 1128 akademisyen arasında yer alan ve bildiriyi bir süre okuyan 3 akademisyen; Esra Mungan, Muzaffer Kaya ve Kıvanç Ersoy'un tutuklanmasının ardından, 62 ülkeden 1406 akademisyen Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ortak mektup gönderdi.

“Barış için Akademisyenler” bildirisini imzaladıkları gerekçesiyle haklarında soruşturma açılan akademisyenleri desteklemek için hazırlanan mektup, 62 ülkeden 1406 akademisyen tarafından imzalandı.

Mektubun imzacıları arasında Gilbert Achcar, Michael Ash, Etienne Balibar, Korkut Boratav, Martin van Bruinessen, Victoria Chick, Noam Chomsky, James Crotty, Gerald Epstein, Ben Fine, Gerald Friedman, Jayati Ghosh, David Graeber, Geoff Harcourt , Janroj Keles, Marc Lavoie, Katherine Newman, Bertell Ollman, Özlem Onaran, Esra Özyürek, Robert Pollin, Malcolm Sawyer, Lynne Segal, Engelbert Stockhammer, Mehmet Ugur ve John Weeks gibi birçok ünlü isim bulunuyor.

Akademisyenlere yönelik yürütülen soruşturmanın sona erdirilmesinin istendiği mektupta, "Barış için Akademisyenler hakkında başlatılmış olan bu cadı avına son verilmesi, tutuklu akademisyenlerin serbest bırakılması, akademik özgürlüklere saygı duyulması, görevden uzaklaştırılan ya da işten çıkarılan akademisyenlere görevlerinin geri verilmesini talep ediyoruz" ifadeleri kullanıldı.

İşte o mektup:

"BARIŞ İÇİN AKADEMİSYENLERE DESTEK MEKTUBU

Türkiye hükümeti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, muhalefeti şiddetli ve yasal olmayan bir biçimde baskı altında tutmaya devam ediyor. Ocak 11’de, Cumhurbaşkanı Erdoğan bir barış çağrısını imzaladıkları için 1128 akademisyeni hainlikle suçladı. Çağrıda, imzacılar Kürtler’e yapılan katliamın ve Türkiye hükümetinin kendi yasalarına ve uluslararası antlaşmaları ihlal etmesinin bir parçası olmayacaklarını belirtmişlerdi. Erdoğan’ın konuşmasını takiben, bildiriyi imzalayan yüzlerce akademisyen idari ve adli soruşturmalara, gözaltılara ve görevden uzaklaştırmalara konu oldu.

Devam eden cadı avına bir cevap olarak, akademik özgürlükleri destekleyen ve Barış için Akademisyenler üzerindeki soruşturmaların sona ermesini talep eden bir mektup imzaladık. Bu mektup, Avrupa ülkelerindeki ve Avrupa Parlamentosu’ndaki milletvekillerine gönderilmiş ve basında yer bulmuştu.

Lakin Türkiye hükûmeti akademisyenlere özgürlük çağrısını ciddiye almadı ve akademisyenlere yönelik cadı avını arttırdı. 10 Mart 2016 tarihi itibariyle bilanço şöyledir:

Dahası, 15 Mart 2016’da üç akademisyen Barış için Akademisyenler çağrısını tekrar okudukları ve çatışmalı bölgelerde “akademik nöbet” başlatacaklarını açıkladıkları için tutuklandılar. Tutuklanan akademisyenlerin isimleri ise şöyle: Boğaziçi Üniversitesi’nden Esra Mungan, Mimar Sinan Üniversitesi’nden Kıvanç Ersoy ve Nişantaşı Üniversitesi eski öğretim üyesi Muzaffer Kaya. Mahkeme ayrıca Yeni Yüzyıl Üniversitesi eski öğretim üyesi Meral Camcı’nın gözaltına alınmasını talep etti, fakat yurtdışında olması nedeniyle Camcı gözaltına alınamadı.

Bunun yanında beşinci bir akademisyen Birleşik Krallık vatandaşı ve Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Chris Stephenson, tutuklu üç akademisyene mahkeme önünde destek olurken bir parlamento partisi olan HDP’nin Nevruz afişini taşıması nedeniyle gözaltına alındı. 1991’den beridir Türkiye’de ikamet eden Chris Stephenson’ın davası, 16 Mart 2016’de sınır dışı edilme istemiyle Göçmen Bürosu’na götürüldü. Stephenson, büronun kendisine Türkiye’ye geri dönmesine yönelik bir engel kalmadığını açıklamasına kadar ülke dışına çıkmak zorunda kaldı.

Uluslararası topluluklardan, seçilmiş temsilcilerin Türkiye Hükümeti'ne seslenerek Barış için Akademisyenler hakkında başlatılmış olan bu cadı avına son verilmesi, tutuklu akademisyenlerin serbest bırakılması, akademik özgürlüklere saygı duyulması, görevden uzaklaştırılan ya da işten çıkarılan akademisyenlere görevlerinin geri verilmesini talep ediyoruz.