Bir sahur vakti çalındı kapıları. Yıllarca terörle mücadele eden eşlerini bileklerinde kelepçelerle uğurladılar, ne zaman döneceklerini bilmeden. İşkencenin her türlüsüyle dolu 18 ayın ardından eşleri, oğulları geçtiğimiz pazartesi günü ilk kez hakim karşısına çıktı. Polisler mahkemedeki kimlik tespiti için soruları buruk tebessümlerle cevapladı. Önce katibe ikamet adreslerini düzelttirdiler, yeni evleri artık Silivri Cezaevi olmuştu. Yıllarını terörle mücadeleye veren polisler, meslekleri sorulduğunda işsiz oldukları söyledi. Van Terörle Mücadele Şubesi eski Müdürü Serdar Bayraktutan, “22 Temmuz'a kadar terörle mücadele ediyordum, şimdi işsizim.” diyerek cevapladı hakimin sorusunu. Maaşları sorulduğunda birçoğu geliri olmadığını söyledi, tutuklu askerlerin de yargılandığı salondakilerin toplam geliri bir bakanın saatine denk gelmiyordu.

Görevini yapan polisi, askeri, MİT TIR'larını haber yapan gazetecilerin iddianameye eklenerek yargılandığı Selam Torba davası geçen Pazartesi Çağlayan'da görülmeye başlandı. Duruşmadaki kimlik tespiti ise oldukça ironik diyaloglara sahne oldu. Salondakilerin hiçbirinin sabıkası yoktu, en az 4 yıllık fakülte diplomaları vardı. Yüksek lisans mezunu Osman Özgür Açıkgöz, işinin olmadığını ve kendisine eşinin baktığını söyledi. Doktora mezunu Kürşat Durmuş ise mesleği sorulduğunda, “Adli bilimler uzmanı. Ceza adalet sistemi üzerine araştırma yapmak için Silivri Cezaevi'nde bulunuyorum.” deyince salonda tebessümler buruktu.

Tahliye kararına sevinemediler

Gece ilerlediğinde savcının tahliye talepleri duyuldu. Salon boşaltıldı, aileler ve avukatlar koridorda beklemeye başladı. Yeniden bir umut ışığı belirdi gözlerde, bir kişi bile ailesine kavuşsa hepsinin özlemini dindirecekti sanki. Bir tarafta heyecanla bekleyen anne yürekleri, bir tarafta acaba biz de bu gece evimize eşimizle dönebilir miyiz umudu yaşayan eşler. Uzun bekleyişin ardın gece 02.00 sularında tahliye edilen isimler açıklandı. Koridorda bir dalgalanma, sevinç ve üzüntü gözyaşları yan yana geldi. Tahliye kararı alan aileler diğerlerinin yanında sevinemiyor bile. Bir gün bile çalışmadığı dosyadan dolayı 19 aydır tutuklu bulunan Serdar Bayraktutan da tahliye edilenler arasındaydı.

Dışarıdakilerden daha özgürler

Büyük sabır gösteren polis eşleri yaşadıkları tüm zorluklara rağmen eşlerinin arkasında durduğunu söylüyor. Osman Özgür Açıkgöz'ün eşi Özlem Açıkgöz, umudunu kaybetmediğini belirtirken duygularını şöyle özetliyor: “Ümitliyim ama mevcut adalet sisteminin bize adalet verebileceğine inanmıyorum. Çünkü taraflı hâkimler, mahkemenin sonuçlarının hazır olduğuna eminim. Sadece rol yapılıyor, hepimiz de bunun farkındayız. Ben buraya mahkemeyi izlemekten çok eşimi görmeye geldim. Onu kelepçeli, hakimlerin karşısında casusluktan sanık olarak görürsem çok üzülürüm diye düşündüm ama geldiğimiz zaman eşimin çok mutlu olduğunu gördüm.”

19 ay sonra sahur vakti gözaltına alınmasına neden olan suçlamadan dolayı hakim karşına çıkan Yurt Atayün'ün kızı Elif Atayün de, “Biz inançlıyız. Elbet bir gün her şey açığa çıkacak. Kim vatanperver kim vatan haini ortaya çıkacak. Babam ve arkadaşları içeride ama dışarıdaki bağımlılardan daha özgür.” diyor.