Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "Türkiye hem coğrafi konumu hem tarihi ve kültürel derinliği itibarıyla UNESCO Yürütme Kurulu'nda temsil edilmeyi çoktan hak etmiş bir ülkedir" dedi.

Bakan Avcı, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı'nın (UNESCO) 38. Genel Konferansı'na hitabının ardından Türk basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Konferansın Türkiye için iki önemli özelliği bulunduğuna dikkati çeken Avcı, birincisinin şiddetin önlenmesinde eğitimin rolüne dikkati çekmek, ikincisinin de Türkiye'nin 2017 yılı itibarıyla UNESCO Yürütme Kurulu üyeliğine adaylığı olduğunu söyledi.

Türkiye'nin geçen yıl UNESCO tarihinde pek az rastlanan bir oy çokluğuyla Dünya Miras Komitesi başkanlığına seçildiğini anımsatan Avcı, "Biraz da ondan aldığımız cesaretle, 2017 içinde Türkiye'yi UNESCO'nun en yüksek icra organı olan yürütme kurulu üyeliğine aday gösteriyoruz" dedi.

Bugün, bu adaylığın önünü açacak konuşma ve ikili görüşmeler yaptıklarını ifade eden Avcı, "Doğrusu verimli de geçiyor. Değişik ülkelerden olumlu cevaplar alıyoruz üyeliğimizin desteklenmesi konusunda, olumlu bir rüzgar esiyor. 2017'de Türkiye'yi UNESCO Yürütme Kurulu üyesi olarak göreceğimizi ümit ediyoruz" diye konuştu.

Üyelik desteği ararken Türkiye'nin temel vaadinin ne olduğunun sorulması üzerine Avcı, "Türkiye'nin bugüne kadar yaptıkları da UNESCO idealleri konusunda elimizi çok güçlendiren bir envanter ortaya koyuyor" dedi.

Türkiye'nin son on yılda yaptığı uluslararası çalışmalarla, dünyada en önemli insani yardım programlarını yürürlüğe koyan üç ülkeden biri haline geldiğine işaret eden Avcı, "Türkiye hem coğrafi konumu hem tarihi ve kültürel derinliği itibarıyla UNESCO Yürütme Kurulu'nda temsil edilmeyi çoktan hak etmiş bir ülkedir. İnşallah 2017'de hak ettiğimiz görevi daha güçlü bir biçimde yerine getirecek bir pozisyonda olacağız" ifadelerini kullandı.

"Bizim kişisel olarak herhangi bir beklentimiz olmaz"

Türkiye'de seçim sonrası yeni kurulacak kabineye ilişkin bir soru üzerine Avcı, "Hayırlı olsun, kabine inşallah 15-20 gün içerisinde şekillenmiş olur. Bizim kişisel olarak herhangi bir beklentimiz olmaz. Ama görev verildiği zaman da devam ederiz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da devam ederiz" şeklinde cevap verdi.

Tekrar Milli Eğitim Bakanı olduğu takdirde yapacağı ilk icraata ilişkin soru üzerine Avcı, "Zaten yaptığımız pek çok şey var. Başladığımız ve devam etmekte olan projeler var. Kim Milli Eğitim Bakanı olursa olsun bu projeler devam eder. Son yıllarda çok sık dolaştırılan bir dezenformasyon var. 'Milli Eğitim Bakanları çok değişiyor. Bakanlıkta bir türlü düzen ve istikrar sağlanamadı' diye. Bu doğru değil" ifadelerini kullandı.

Avcı, konuşmasına şöyle devam etti:

"Milli Eğitim Bakanlığı'ndaki bakan değişikliği diğer bakanlıklardaki bakan değişikliklerinden daha fazla değildir. Cumhuriyet tarihi boyunca Milli Eğitim Bakanlarının görev sürelerine baktığımızda AK Parti döneminde görev yapan bütün bakanların görev süreleri ortalamanın üzerindedir. Bildiğim kadarıyla Hüseyin Çelik'in bakanlık süresi Hasan Ali Yücel'den sonra en uzun süredir. İstikrarsızlık söz konusu olmamıştır."

Avrupa'nın sığınmacılarla ilgili tutumuna ilişkin soru üzerine Bakan Avcı, sığınmacıların Avrupa ülkelerinde bazı aşırı sağ partiler tarafından işsizliğin ve anarşinin sebebi gibi gösterilmeye çalışıldığını, bu nedenle de yabancı düşmanlığının siyaset üzerinde tehlikeli bir gidişe sebep olduğunu söyledi.

Avcı, UNESCO Genel Sekreteri Irina Bokova'nın konunun aciliyetine yönelik açıklamaları ve girişimleri olduğunu ve sığınmacı sorununu UNESCO gündemine getirmekte gecikmediğini belirtti.

Avrupa'nın pek çok yerinde konuya ilişkin duyarlılığın paylaşılmadığını belirten Avcı, "Mültecileri sadece sınırlarına dayanmış bir baş ağrısı gibi gördüklerini söyleyebiliriz. Türkiye'nin bu konuda yaptıklarının Avrupa kamuoyunda bilinmesinde büyük fayda var" diye konuştu.

"Arapça'nın programı yeni hazırlanabildi"

Seçim öncesinde okullarda Arapça'nın yabancı dil olarak okutulmasına ilişkin tartışmalarla ilgili bir soruyu yanıtlayan Avcı, konunun yanlış anlaşılmasının tamamen ön yargılarla ilgili olduğunu belirtti. Avcı, şunları kaydetti:

"Okullarda hangi dilin yabancı dil olarak okutulacağı Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenir.Bakanlar Kurulu kararında 10'a yakın dilden söz ediliyor. Arapça listeye yeni girmiş değil. Arapça'nın programı yeni hazırlanabildi. Tam seçim öncesinde bazıları bu konuda kamuoyundaki bir takım ön yargılarla buradan siyasi bir sonuç üretebileceklerini zannettiler. Bu yanlıştı ve bu yanlış da seçim sonuçlarıyla da görüldü."

Bakan Avcı, Paris'teki temasları kapsamında UNESCO Genel Direktörü Irina Bokova, Afganistan Yüksek Öğretim Bakanı Khatera Afghan ve Irak Eğitim Bakanı Muhammed İkbal Omar'la da ayrı ayrı bir araya geldi.

Avcı, "Şiddete Varan Aşırıcılığın Önlenmesi İçin Eğitimin Teşvikinde UNESCO'nun Rolü" konusunda ABD Hükümeti tarafından düzenlenen üst düzeyli öğle yemeği formatındaki konferansa da katıldı.